Aslanların Özellikleri Nelerdir?

Aslanların Özellikleri Nelerdir?

Aslanların Özellikleri itibari ile insanlar için sürekli bir araştırma konusu olabilecek nitelikte hayvanlar oldukları bilinmektedir. Vahşi hayvanlar kategorisinde yer alan aslanlar, avlanarak beslenen hayvan türleri arasındadır. Genellikle balta girmemiş ormanlarda yaşayan aslanlar, doğada serbest halde bulunmaktadır.

Zaman zaman hayvanat bahçelerinde de görebileceğimiz bu tür, ormanların kralı lakabıyla tanınır. Galatasaray Spor Kulübünün simgesi olarak da bilinmekte ve çok sık araştırılmaktadır. Aslanlar ise vahşi doğa takipçilerinin aklına ilk gelen hayvanlardan olduğu bilinmektedir. Hem çocukların, hem gençlerin hem de yetişkinlerin merak ettiği bir türdür.

Aslanlar Nerede Yaşar?

Aslanların yaşam alanları söz konusu olduğunda ilk akla gelen yerler ormanlardır. Çizgifilm ve animasyonları bir kenara bırakırsak vahşi hayvan kategorisinde yer alan aslanlar, daha çok Afrika bölgesinde yaşamını sürdürmektedir. Afrika’daki balta girmemiş ormanlarda, araştırmacıların çok sık rastladıkları ve belgesellere konu ettikleri bir türdür.

Aslanların özellikleri itibari ile Oldukça yırtıcı ve büyük dişlere sahip oldukları bilinmektedir. Dolayısıyla bir insanın herhangi bir hazırlık olmadan bir aslanla baş etmesi imkansızdır. Uygun ortam hazırlandığı takdirde hayvanat bahçelerinde de yaşamaktadır. Ancak hayvanat bahçelerinde kişilerin fotoğraflarda gördüğü gibi yeleli, büyük aslanlara rastlamak zordur. Çünkü bazı türleri soğuk hava koşullarında da yaşayabilmektedir ve genellikle hayvanat bahçelerine bu türler getirilmektedir.

Aslanların safkan ve fotoğraflardan bilinen halleri, ancak belgeseller yoluyla araştırmacı olmayan insanlara ulaşabilmektedir. Hem Doğu, hem de Güney Afrika’da rastlanabilecek hayvanlar arasındadır ve ormanda bulunan diğer hayvanların neredeyse tamamıyla baş edebilecek güçtedir. Avlanması oldukça zordur, hayvanat bahçelerine getirilen türleri iğneler ile bayıltılarak getirilebilmektedir. Ayrıca her türünü hayvanat bahçesine getirmek de zordur.

Tüm bunların yanı sıra, hayvanat bahçelerinde görülen türler oldukça sakindir. Bunun sebebi yediklerinde sakinleştiricilerin bulunması ve hayvanat bahçesine getirilenlerin daha sakin cinsten olmalarıdır. Bir aslan aç olmasa dahi avına odaklanabilecek ve onu avlayabilecek cinstendir. Zaten bu yüzdendir ki, çoğu zaman hayvanat bahçelerinin camları, aslanların karşı tarafı göremeyeceği şekilde tasarlanmaktadır.

Aslanlar Ne İle Beslenir?

Etçil ve yırtıcı hayvan kategorisinde yer alan aslanlar, avlanarak besin elde etmektedir. Günlük hayatının çok büyük bir kısmını avlanarak geçirdikleri bilinir. Aç olmasa dahi, tadı lezzetli gelebilecek bir canlıyı avlama yeteneklerinin olduğu bilinir. Esasında ağır ve hantal hayvanlardır ancak avlarına karşı sakin kalamadıkları bir gerçektir. Ne kadar çok besin depolarlarsa, o kadar çok uyuyabileceklerinin hesabını yaptıklarının altını çizmek gerekir.

Ormanların kralı aslanlar günde en az 15 kg et tüketimleri ile bilinmektedir. Uzun süre beslenmemeleri güçsüz düşmelerine neden olmakta ve savaş yetilerini kaybetmelerine ortam hazırlamaktadır. Dolayısıyla beslenmek onlar için bir güç sembolüdür. Düzenli beslenmek aslanlar için yaşamın anahtarıdır.

Aslanlar Nasıl Ürer?

Memeli hayvan kategorisinde yer alan aslanlar, çiftleşerek üremektedir. Ortalama gebelik süresi 2-3 ay civarındadır ve dişi aslanların yılda 2-3 kez üredikleri bilinmektedir. Hayatları boyunca ortalama 3000 kere çiftleştiklerine dair bilgiler mevcuttur. Doğurganlığı yüksek hayvanlar arasında bulunduklarının altını çizmek gerekir. Bu durum türlerinin uzun bir süre daha devam edeceğini göstermektedir. Türü kolay tükenecek canlılardan değildir.

Aslanların Özellikleri Nelerdir?

Aslanların Özellikleri Nelerdir?

  • Yetişkin bir aslanın ısırığının, yetişkin bir ev kedisinin ısırığından 30 kat daha güçlü olduğu bilinmektedir. Oldukça yırtıcı olduklarına değinmekte fayda vardır. Ayrıca ısırdıkları gibi yaralayabilecekleri ya da tek ısırıkla insan kolunu koparabilecekleri unutulmamalıdır.
  • Boyları değişkenlik göstermekle birlikte 3 metreye kadar ulaşabilmektedir. Yani bir insan, bir aslan karşısında küçücük kalabilir.
  • Günde en az 10 saat uyuyan ve uyumayı çok seven bir türdür.
  • Kedigiller ailesinin en sevilen cinsi olan aslanların yeleleri, 5-7 aylık olduklarında belirginleşmeye başlamaktadır.
  • Yavru aslanların daha 3 aylıkken et yemeye başladıkları bilinmektedir.
  • Grup halinde avlanabilirler ancak grup halinde dolaşmaktan hoşlanmazlar.
  • Sahip oldukları bölgeler vardır ve bu bölgelerde devriye gezdikleri bilinmektedir. Bu onların bir çeşit ortalığı kolaçan etme, sorunları düzeltme tekniğidir.
  • Kedigiller ailesine mensup olmalarına rağmen yüzebilen ve yüzmeyi seven hayvanlardır.
  • Püsküllü kuyrukları olan tek kedi türü olduklarına ayrıca değinmekte fayda vardır.
  • Kısırlaştırılmış aslanların yeleleri dökülmeye başlamaktadır, hayvanat bahçelerinde bulunan aslanların neredeyse tamamı kısırlaştırılmış olduklarından yeleleri mevcut değildir.
  • Arzuladıkları büyük bir yemeğin ardından 24 saat uyuyabildiklerine değinmek gerekir. Çekimi yapılan aslanların büyük bir kısmının uyuyor olmasının nedeni budur. Ancak ağızlarına layık bir yemeğin kokusu, onları hızlıca uyandırabilir.
  • Dişleriyle yaralayarak öldürmek yerine, boğarak öldürmeyi sevdikleri bilinir. Bu onların besinlerini keyfini çıkararak yiyebilme tekniğidir.
  • Hamile bir dişi aslanın 4-5 yavru doğurabildiği bilinir. Yılda 2-3 kere doğurdukları düşünüldüğünde, bu yılda 10-15 aslanın dünyaya gelmesi anlamına gelir.
  • Yetişkin bir aslanın ağırlığının 230 kiloya kadar çıkabildiği görülmüştür.
  • Yalnızca çok acıktıkları ve yemek bulamadıkları ve hastalandıkları durumlarda ot ile beslendikleri görülmektedir.
  • Aç olduklarında hemen hemen bütün hayvanları avlayabildikleri görülmüştür. Efsanenin aksine ceylan dışında da pek çok hayvan ile beslendiklerinin altını çizmek gerekir.
  • Dünyanın en çok sevilen, çok asil ve kudretli hayvanlarıdır. Bugüne kadar aylarca üzerinde uğraşılmış özel kıyafetler olmaksızın, insanların aslanlara yaklaştığını gören olmamıştır. Bir yavru aslanı büyüten kişilere dahi asla tavsiye edilen bir durum değildir.

Related posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir